Ankara
Türkiye’nin başkenti Ankara, alışveriş deneyimini sadece ürünlerle değil, şehir yaşamının ritmiyle birlikte sunar. Planlı yapısı, geniş bulvarları ve farklı semtlerde yoğunlaşan alışveriş alanları sayesinde ziyaretçilere rahat, düzenli ve çeşitli seçenekler sağlar. Şehir genelinde konumlanan modern alışveriş merkezleri; moda, teknoloji, tasarım ve gastronomiyi aynı çatı altında buluşturur. Günün her saatine yayılan bu alanlar, Ankara’nın çağdaş yüzünü yansıtan önemli duraklar arasındadır. Bunun yanında şehir merkezindeki caddeler ve semtler, daha yerel ve butik bir alışveriş atmosferi sunar. Ankara’da alışveriş yalnızca bugüne değil, geçmişe de uzanır. Tarihi bölgelerde yer alan çarşılar ve sokaklar; el emeği ürünler, geleneksel zanaatlar ve özgün hediyeliklerle başkentin kültürel hafızasını yansıtır. Bu alanlar, alışverişi aynı zamanda bir keşif deneyimine dönüştürür.
Ankara Sof Kumaşı
Kentin en köklü tekstil miraslarından biridir. İnce dokusu, hafifliği ve dayanıklılığıyla tanınan sof kumaşı, tarih boyunca saray çevrelerinde ve seçkin giyim kültüründe kullanılmıştır. Sof üretimi, Ankara’nın dokumacılık geleneğinin simgesi olarak kabul edilir.
Ankara Tiftiği
Dünya çapında ün kazanmış nadir doğal liflerdendir. Ankara keçisinden elde edilen tiftiğin parlaklığı, yumuşaklığı ve uzun lif yapısı; tekstil ürünlerinde kalite ve zarafetin temelini oluşturur. Tiftik, yüzyıllar boyunca Ankara’nın ticaret hayatında da önemli bir yere sahip olmuştur.
Nallıhan Örtmesi
Renkli desenleri ve kendine özgü dokuma tekniğiyle öne çıkar. Günlük yaşamdan törenlere kadar geniş bir kullanım alanı bulunan bu örtmeler, bölgenin doğasından ve yaşam kültüründen izler taşır.
Nallıhan İğne Oyası
Sabır ve ustalık gerektiren geleneksel bir süsleme sanatıdır. Motiflerinde doğadan, duygulardan ve gündelik hayattan esinlenen bu oyalar, nesilden nesile aktarılan zarif bir el sanatını temsil eder.
Keçecilik
Yün ve tiftik gibi doğal malzemelerin işlenmesiyle ortaya çıkan dayanıklı ve işlevsel ürünlerle bilinir. Keçe, hem gündelik yaşamda hem de geleneksel mimari ve giyim kültüründe önemli bir yer tutmuştur.
Gümüş İşlemeciliği (Telkârî)
İnce tellerle şekillendirilen detaylı tasarımlarıyla Ankara’nın zanaat geleneğini yansıtır. Takıdan süs eşyasına uzanan bu sanat, ustalığın ve estetik anlayışın birleştiği özel bir üretim alanıdır.
Ankara Beyaz Leblebisi
İri taneli yapısı, açık rengi ve kendine özgü lezzetiyle bilinir. Özenle seçilen nohutların geleneksel yöntemlerle kavrulmasıyla elde edilen bu ürün, Ankara’nın atıştırmalık kültüründe özel bir yere sahiptir. Sade ve doğal tadı sayesinde hem günlük tüketimde hem de yöresel ürünler arasında öne çıkar.
Beypazarı Kurusu
İlçenin en bilinen ve uzun geçmişe sahip lezzetlerinden biridir. Sert dokusu ve uzun süre tazeliğini koruyan yapısıyla dikkat çeken bu kuru, geçmişte yolculuklarda ve uzun kış günlerinde tüketilmek üzere hazırlanmıştır. Günümüzde Beypazarı’nın gastronomi kimliğini temsil eden simgesel ürünlerdendir.
Beypazarı Havuç Lokumu
İlçede yetiştirilen havuçlardan elde edilen özgün bir tatlıdır. Doğal rengi ve dengeli tatlılığıyla öne çıkan bu lokum, geleneksel lokum anlayışına yerel bir yorum getirir ve Beypazarı mutfağının karakterini yansıtır.
Hamamönü
Sadece mimarisiyle değil, burada üretilen dekoratif eşyalar ile de dikkat çeker. Ahşap, seramik, metal ve cam gibi malzemeler kullanılarak hazırlanan bu ürünler; Ankara ev kültüründen, geleneksel motiflerden ve geçmişin gündelik yaşamından izler taşır. Hamamönü dekoratif eşyaları, el emeği ve estetiği bir araya getiren özgün hediyelikler arasında yer alır.
Afrika Kültür Evi
Afrika, genç nüfusu, zengin doğal kaynakları ve dinamik toplumsal yapısıyla 21. yüzyılın ikinci yarısında uluslararası sistemde giderek daha görünür ve etkili bir aktör olmaya adaydır. Türkiye, Afrika ülkeleriyle ilişkilerini karşılıklı anlayış ve saygı temelinde, eşit ortaklık ve insani değerler çerçevesinde sürdürmektedir. Tarihsel tecrübesini ve kurumsal birikimini Afrika ülkeleri ve halklarıyla paylaşmayı sürdüren Türkiye, kıtayla ilişkilerini çok boyutlu ve kapsayıcı bir perspektifle geliştirmektedir.
Bu yaklaşımın sahadaki en somut ve insani yansımalarından biri, Afrikalı kadınların el emeğiyle ürettiği ürünlerin adil bir zeminde değer bulmasını amaçlayan Afrika Kültür Evi olmuştur. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin, Afrika seyahatleri sırasında kadınların üretim süreçlerine, emeğine ve yaşam mücadelesine yakından tanıklık ederek ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda, 2016 yılında hayata geçen Afrika Kültür Evi, emeğin değerini görünür kılan, üreticinin onurunu ve sürdürülebilir geçimini önceleyen insani bir dayanışma anlayışını temsil etmektedir.
Dışişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ilgili kurumların desteğiyle Ankara’da kurulan Afrika El Sanatları ve Kültür Evi, bu vizyonun kurumsal bir zemine kavuşmuş halidir. Türkiye’nin kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplumu bir araya getiren kapsayıcı ve insan odaklı iş birliği anlayışıyla faaliyetlerini sürdüren Afrika Kültür Evi, dil, din ve etnik köken ayrımı gözetmeksizin Afrikalı kadınların karşı karşıya kaldığı sosyal ve ekonomik zorluklara duyarlılığı, dayanışmayı ve kardeşlik ruhunu temsil eden anlamlı bir yapı olarak öne çıkmaktadır.















